Normal adet döngüsü, son adetinizin ilk gününden sonraki adetinizin başlangıcına kadar sayılır. 38 günden daha uzun süre adet görülememesi düzensizlik olarak kabul edilir. Düzensiz adet görülmesinin hormonal dengesizliklerden strese, fazla kilolardan tiroid problemlerine kadar pek çok nedeni olabilir. Adet düzensizliği ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunudur ve ihmal edilmeden doktora başvurulmalıdır.

 

Bu yazımızda adet düzensizliklerinin olası nedenleri ve semptomlarını ele alacağız.

1. Gebelik

Hamilelik adetten kesilmenize ya da lekelenme şeklinde bir deneyim yaşamanıza neden olur. Erken gebelik belirtileri arasında kokulara duyarlılık, göğüslerde şişlik ve hassasiyet, yorgunluk, baş dönmesi, mide bulantısı sayılabilir. Gebelik testi ve jinekolojik muayene gerektirir. Zira dış gebelik, düşük gibi olasılıklar da söz konusu olabilir.

 

2. Hormonal doğum kontrolü

Hormon içeren doğum kontrol ilaçları ve rahim içi cihazlar düzensiz kanamaya neden olabilir.  Eğer doğum kontrolüne ilişki bu tip hormon destekli bir yöntem kullanıyorsanız ve adet düzensizliği ya da aşırı kanama ile karşı karşıya iseniz mutlaka bir jinekoloğa başvurun.

 

3. Emzirme

Prolaktin anne sütü üretiminden sorumlu bir hormondur. Prolaktin, emzirme hormonlarınızı bastırır, böylece emzirirken çok hafif adetler görülebileceği gibi hiç adet görülmemesi de olasıdır. Emzirmeyi bıraktıktan kısa süre sonra adetleriniz düzene girecektir.

 

4. Perimenopoz

Perimenopoz, menopoza girmeden önce geçiş aşamasıdır. Genellikle 40’lı yaşlarda başlar, ancak daha erken de ortaya çıkabilir. Perimenopoza bağlı adet döngüsündeki değişiklikler 4 ila 8 yıl sürebilir. Bu süre zarfında dalgalanan östrojen seviyeleri menstrüel sikluslarınızın uzamasına veya kısalmasına neden olabilir. Perimenopozun diğer belirti ve semptomları sıcak basmaları, gece terlemeleri, ruh hali değişiklikleri, uyku güçlüğü ve vajinal kuruluktur.

 

5. Polikistik over sendromu (PCOS)

Adet düzensizliklerinin en yaygın nedenlerinden biri polikistik over sendromudur. Polikistik over, aynı zamanda kısırlık, fazla kilolar, erkek tipi kellik ile yüz ve vücutta aşırı tüylenmenin sorumlusu olabilir.  Polikistik over sendromunun tedavisinde biorezonans metodundan destek alabilirsiniz.

 

6. Tiroid problemleri

Tiroid hormonu dengesizliği de adet düzensizliğine sebep olabilir.  Hipotirodizim, yani düşük tiroid hormonu seviyeleri daha uzun, daha ağır ve kramplı adet dönemleri ile ilişkilendirilir. Ayrıca yorgunluk, soğuğa duyarlılık ve artan kilolardan da sorumlu olabilir. Hipertiroidizmde görülen yüksek tiroid hormon seviyeleri ise, daha kısa ve hafif adet dönemlerine neden olabilir. Ayrıca ani kilo kaybı, kaygı ve sinirlilik, kalp çarpıntısı ile ilişkilendirilir. Boynunuzun tabanında şişme, tiroid bozukluğunun başka bir yaygın belirtisidir.

 

7. Miyom

Miyomlar rahim duvarında gelişen kas tümörleridir. Çoğu kansersizdir.  Miyomlar adetlerinizin ağrılı ve anemiye yol açabilecek kadar ağır geçmesine neden olabilir. Ayrıca pelvik ağrı, ağrılı cinsel ilişki ve bacaklardaki ağrıdan sorumlu tutulabilirler. Miyom tedavisinde de biorezonans metodu etkili bir destektir.

 

8. Endometriozis (Çikolata kisti)

Halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozis üreme çağındaki her 10 kadından birini etkiler.  Şiddetli karın ağrıları, depresyon ve yorgunlukla birlikte ağrılı, hatta kişiyi zayıf düşüren menstrüel kramplara neden olur. Endometriozis ayrıca ağır kanamaya ve periyotlar arasında kanamaya neden olur. Tanı jinekolog tarafından konulur. Çikolata kisti tedavisinde biorezonans metodundan da destek alınabilmektedir.

 

9. Fazla kilolar

Obezitenin menstrüel düzensizliğe neden olduğu bilinmektedir. Aşırı kilolar adet düzenini bozabilecek hormon ve insülin seviyelerini etkilemektedir.  Hızlı kilo alımı da menstrüel düzensizliklere neden olabilir.

 

10. Aşırı kilo kaybı ve yeme bozuklukları

Aşırı veya hızlı kilo kaybı, adetin durmasına neden olabilir. Vücut kitle endeksinin 18,5’ten düşük olması zayıf olarak kabul edilir. Adetin durmasının yanı sıra yorgunluk, baş ağrısı, saç dökülmesi gibi semptomlara sebep olabilir. İdeal kilonun korunması önemlidir.

 

11. Aşırı egzersiz

Yoğun veya aşırı egzersizin menstrüasyondan sorumlu hormonları etkilediği bilinmektedir. Egzersiz programını yavaşlatmak ve alınan kaloriyi artırmak adet döngüsünün yeniden düzene girmesine yardımcı olabilir.

 

12. Stres

Araştırmalar stresin beynin adet döngüsünü düzenleyen hormonları kontrol eden bölümüne geçici olarak müdahale edebildiğini göstermektedir. Stresin azalmasıyla adet düzeni yeniden normale dönmelidir.

 

13. İlaçlar

Bazı ilaçlar adet döngüsünün düzenini bozabilir. Bunlar arasında hormon ilaçları, kan incelticiler, tiroid ilaçları, antidepresanlar, aspirin ve ibuprofen sayılabilir. İlaç kullanımı ve bırakmayla ilgili olarak doktorunuza danışmadan karar vermeyin.

 

14. Rahim ağzı ve endometriyal kanser

Servikal ve endometriyal kanserler adet dönemlerini etkileyebilir. Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama ve olağandışı akıntı bu kanserlerin diğ