Aysha Dergisi – Tarih:01.02.2018
.

Özellikle çalışan kadının kabusu olan varis, dikkate alınması gereken çok önemli bir sağlık sorunu. Dr. Sinan Akkurt varis hakkında bilinmeyenleri anlattı.

Varis, toplardamarların şişmesi ve genişlemesi ortaya çıkan bir sağlık ve estetik sorunudur. Vücudumuzda kan sirkülasyonu olması için bacaklarımızdaki damarların yer çekimine karşı koyması gerekir. Bazen damar duvarları ile kan akışını yönlendiren damarlardaki ‘vana’ların zayıflaması / işlevini yitirmesine bağlı olarak bu sirküslasyon bozulur ve varisler ortaya çıkar. Varis çoğunlukla da bacaklarda ve ayaklarda oluşur. Bacak damarlarının giderek belirginleşmesi, kabarıklaşması ve yanı sıra kıvrımlı bir hal almaları ile başlayan varis, ağrı, kramp, kaşıntı, huzursuzluk hissi ve özellikle geceleri artan yanmalarla kendini gösterebilir.

Varise yol açan durumlar

Varise yol açan damar bozukluklarının tam olarak neden ileri geldiğini söylemek çok kolay değilse de; D vitamini eksikliği, genetik miras, yaşlılık, şişmanlık, uzun süre ayakta kalmakya da uzun süre oturmak, gebelik, kan pıhtılaşma yüksekliği ve tümöre bağlı olarak gelişebileceği öngörülür. Polis, öğretmen, garson, kuaför, hostes, tezgahtar, hemşire gibi ayakta kalma süresi uzun olan mesleklerde çalışanlar daha fazla risk taşır. Aşırı tuz, şeker ve karbonhidrat tüketimi de varis oluşumunu tetikleyebilir. Bunun nedeni vücudumuzda su tutulmasına, ödeme sebebiyet vermeleridir. Özellikle hazır gıdaların yüzde 80’i şeker içerdiğinden tercihimizi ev yemeklerinden yana kullanmamız büyük önem taşır. Paketli konserveler, şarküteri ürünleri, paketli soslar, paketli turşular, kavrulmuş ve tuzlanmış kuruyemişler, cips ve benzeri atıştırmalıklar özellikle uzak durulması gerekenlerdir. Lif ve potasyum ağırlıklı beslenme şekli ile tuz, şeker ve paketli gıda tüketimini en aza indirgemek, başlangıç aşamasındaki varislerde ağrı şikayetlerini önemli ölçüde hafifletebilir. Haftada en az iki gün balık yiyin, baharatlığınıza zencefili ekleyin ve soğan-sarımsak ikilisini yemeklerinize daha sık katın.
Kadınlarda daha fazla görülüyor

Varise kadınlarda erkeklere oranlara dört katı daha sık rastlanır. Bu nedenle bayanların çok daha fazla dikkatli olması gerekir.Özellikle annesinde varis olan kadınlar başta olmak üzere ailesinde varis öyküsü bulunan herkes bu konuda özenli olmalıdır. Her hastalıkta olduğu gibi variste de erken tanı ile birlikte tedaviye yönelmek avantaj kazandırır. Varisi olduğu halde tedavi edilmeyen kişilerde zamanla hastalık ilerleyerek kronik venöz yetmezlik denen daha ciddi bir hastalığa dönüşebilir. Bu risk her yaşta söz konusudur; ancak ileri yaşlarda risk artar. Ve kadınlar daha fazla risk altındadır.

Varis tanısı tabi ki doktorunuz tarafından konulacaktır. Muayenin yanı sıra renkli doppler ultrasonografi yapılarak gözle görülmeyen derin toplardamarların yapısı, pıhtılaşma olup olmadığı incelenebilir; kanın akım hızı ve yönü belirlenebilir. Varis tedavisinde ise, doktorunuz hastalığınızın seyrine göre ilaç, varis çorabı, doğal yağlarla masaj, lazer tedavisi, iğne tedavisi ya da ameliyat önerebilir. Tüm bunların yanı sıra hangi yöntem seçilirse seçilsin eş anlı olarak biorezonans metodundan da yardımcı bir tıp metodu olarak etkin şekilde destek alınması mümkündür.

Genellikle varis görmezden gelinip tedaviye yönelinmemekle hata yapılmaktadır. Varis yalnızca estetik bir sorun değil, bir sağlık sorunudur.

Varis hastaları daha çok yaz aylarında sıcakla birlikte şikayetleri arttığından bu dönemde doktora başvururlar. Varis çorabı kullanımı, bazı tedavilerde güneş ışığından kaçınılması gerektiği için özellikle girişimsel tedavilerde içinde bulunduğumuz sonbahar ve kış aylarının tercih edilmesi daha doğru olabilir.

Varisin tedavisi için hangi yol seçilirse seçilsin varisin tekrarlama olasılığı söz konusudur. Kişinin yaşam şeklini sağlıklı adımlarla değiştirmesi gerekir.

Varisten korunmak için neler yapmalıyız?
– D vitamininizi ölçtürün, gerekiyorsa destek alın.
– Kilo kontrolünüzü sağlayın. Şişmanlarda daha fazla varis görülmektedir.
– Kabız olmamaya özen gösterin.
– Uzun süre oturmaktan ve uzun süre ayakta durmaktan kaçının.
– Masa başında çalışıyorsanız gün içinde mutlaka kısa molalar verin ve egzersiz yapın.
– Topuklu ayakkabı kullanımını en aza indirgeyin ve özellikle yürürken rahat tabanlıklı bir ayakkabı seçin.
– Çok aşırı dar giysiler tercih etmeyin. Vücudu sıkan dar giysiler de varise ortam hazırlar.
– Hazır ve paketli gıdalar yerine yemeklerinizi evde yapın.
– Bacaklarınızı günde en az 20 dakika kalp seviyenizin üzerinde olacak şekilde uzatarak dinlendirin ve dolaşıma katkıda bulunun.
– Yatarken de ayaklarınızı vücudunuzdan biraz yukarıda tutarak ayaklarınızdaki basınç yükünü azaltabilirsiniz.
– Her gün en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapın.
– Mevcut varislerinizi kaşımayın.
– Bacak bacak üstüne atarak oturmayın.
– Şeker ve tuz tüketimini en aza indirgeyin.
– Uzun süre bacak bacak üstüne atarak oturmayın.
– Banyonuzu bacaklarınıza soğuk su ile şok duşu yaparak bitirin.
– Çok sıcak su ile yıkanmaktan kaçının.
– Uzun süre güneş altında kalmamaya dikkat edin.
– Bronzlaşmak uğruna sağlığınızdan olmamak için güneş banyosunu kısıtlı tutun.