Biorezonans, Türkiye’de son 10 yıldır, dünyada ise 40 yılı aşkın bir süredir uygulanıyor. Herhangi bir ilaç ya da kimyasal kullanılmadan uygulanan biorezonans terapileri; ağrısız, yan etkisiz, risksiz bir yöntemdir.. Her yaştan hastalara 400’ü aşkın hastalığın tedavisinde destekleyici bir tedavi yaklaşımı olarak fayda sağlayabilir. Aynı zamanda biorezonanstan bir önleyici tıp yaklaşımı olarak da yararlanılabilmektedir. Bu başlık altında elektromanyetik arınma programlarının ayrı bir yeri vardır. Biorezonans özellikle şehir yaşamında karşı karşıya kaldığımız aşırı elektromanyetik yüklenimden arınmanın ve böylelikle elektromanyetik kirliliğin zararlı etkilerinden korunmanın en etkili araçlarının başında gelmektedir.

Öncelikle biorezonans metodu hakkında biraz daha bilgi sahibi olmanız için şunları söyleyebilirim: Vücudumuzun tüm organlarının yaydığı bir elektromanyetik frekans var. Tıpkı makinalar gibi. Bir televizyonun yaydığı dalganın şiddeti 5 GHz ise, organlarımız, hücrelerimiz ve dokularımızın frekansları bunun 1000’de 1’i kadar olabilir. Ama sonuçta her insanın bünyesinde kendine özgü aralıklarda yayılan bir frekans var. Hastalıklı dokulara yaydıklarının tam aksi yönde frekans yollayarak bu hastalıklara karşı savaşma yöntemine ise biorezonans tedavisi diyoruz. Ağrısız, acısız, ilaçsız ve yan etkisiz bir yöntem olan biorezonans tedavisi, insanların yaydıkları elektromanyetik frekansların özel bir cihazla anlaşılmasına ve hastalıklı dokulara yaydıklarının tam aksi yönde frekans yollayarak iyileştirilmelerine dayanıyor.

Biorezonans metodu ile elektromanyetik yüklerimizden nasıl kurtuluruz?

Vücudumuzun kaldırabildiği fizyolojik frekans aralığı ortalama 10 Hz’dir. Şehir yaşamında, özellikle de iş yaşamında yaygın kullanılan elektronik cihazlar, kablosuz İnternet, elektrikli ulaşım ağları gibi nedenlerle yüklendiğimiz elektromanyetik akım GHz’ler seviyesine ulaşır. Yani vücudumuzun kaldırabildiğinin 1000 misli bir yük altına gireriz. Bu duruma yol açan cihazlar arasında en çok bilinenler şüphesiz ki bilgisayar ve cep telefonu. Bununla birlikte gün ışığından mahrum, tüm gün elektrikle aydınlanan plaza, market, AVM yaşamı ve otomatize fabrikalarda elektromanyetik kirlilik daha da yüksek seviyelere ulaşmakta. Uçak seyahatleri ulaşımı kolaylaştırır, metrolar trafikten kurtarırken bir yandan elektromanyetik kirliliğe yol açıyor. Bunların yanı sıra günlük yaşamımızda yer edinen, yaşamımızı kolaylaştıran başta mikrodalga fırın, saç kurutma makinesi olmak üzere birçok cihazda da radyasyon riski var. Bu riskler ise kronik yorgunluktan kansere kadar birçok hastalığa davetiye çıkarabiliyor.

Elektromanyetik kirlilik sağlığımızı tehdit eder

Radyasyondan arınmanın en geçerli yolu biorezonans terapisidir. Biorezonans ile elektromanyetik arınma ve radyasyondan arınma sağlanabilir. Bunu yine biorezonans cihazı yardımıyla ve vücudumuzda yer alan zararlı frekans kodlarının izini sürerek yapıyoruz… Riski yüksek meslek gruplarındaki profesyonellere yılda en az dört kere biorezonans metodu ile elektromanyetik kirlilikten arınmalarını öneririm.