HealthFitness Dergisi – Tarih:12.06.2017
.

Özellikle açık havada çalıştığı için (garson, çiftçi, kurye, inşaat çalışanı gibi) uzun süre güneşe maruz kalanlar, bronzlaşma uğruna hastalığı göze alanlar, gebeler, az su içenler, aşırı kilolu ya da zayıf kişiler, kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı çocuk ve 65 yaş üstü yaşlılar risk grubunda.

Özellikle yaşlı, çocuk ve kronik hastalığı olanların güneşte dışarı çıkmamaya özen göstermesi gerekir. Güneşli günlerde, tam da güneş ışınlarının dik geldiği 12.00 – 15.00 saatleri arasında güneş ışınlarına maruz kalmamaya dikkat etmeliyiz. Bunun dışında güneşli zamanlarda açık havada bulunmamız gerektiğinde en az 15 faktörlü güneş kremini güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce uygulamalıyız. Güneşte daha uzun süre kalacak iseniz, beyaz tenliyseniz 50, buğday tenliyseniz 30 faktörlü güneş kremi, çocuklar için de özel takviyeli yine 50 faktör ve üzeri güneş kremi ideal olacaktır.

Su içmeyi kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Doğru su içme miktarını vücut ağırlığımıza göre belirlemeliyiz: Kilogram başına 40 cc. Örneğin 70 kilo iseniz, günde 2,8 litre su içmelisiniz.

Çocuklarımızı, hayvanlarımızı ya da yakınlarımızı arabada bırakmamalıyız; çünkü güneş altında arabanın içindeki sıcaklık hızla 20 dereceye kadar artar.

Yüzde yüz pamuklu giysiler hafifliği ve ter emiciliğiyle iyi birer seçenek olacaktır. Hafif, açık renkli ve pamuklu giysiler tercih etmeliyiz.Şapka / şemsiye, güneş gözlüğü kullanmalı, serinletici ıslak mendil ya da kolonyalarımızı çantadan eksik etmemeliyiz.

Bronzlaşma, hasar görmüş cildin belirtisidir

Bronzlaşma bir güzellik göstergesi olarak değil, bir cilt rahatsızlığıdır; güneş yanığıdır. Özellikle beyaz tenli bayanların aşırı bronzlaşma isteği hem ciltlerinde koyu renk pigmentleri bulunmadığından mümkün değil, hem de uzun süre güneş altında kalmak öncelikle cilt lekelenmelerine ve ileride cilt kanserine neden olabiliyor.Bronzlaşma uğruna cildinizin daha hızlı yaşlanmasını ve cilt kanseri riskini artırmayı göze almayın.