Haşimato hastalığı tiroidin bir hastalığıdır. Tiroid vücudun en büyük salgı bezlerinden bir tanesidir. Boynumuzun önünde, çenemizin altında bulunan bir dokudur. Dokunmakla fark edemeyebilirsiniz ama büyüdüğünde, guatr haline geldiğinde fark edilebilen bir bezdir.

Tam tersine haşimato rahatsızlığında da bez o kadar büyümez. Bazen fark edilmez bile. Ama burada temel problem bezin az çalışmasıdır ve otoimmun olmasıdır. Yani otoimmunden kastım vücudun kendi kendine savaşmasıdır. Vücudun tiroid dokusuna karşı antikor üretmesidir. Yabancı doku gibi kabul etmesidir aslında. Haşimatodaki temel problem budur. Romatoid artrit, MS gibi bazı romatizmal hastalıklar var, haşimato da bizim organa özgü dediğimiz bölgesel bir otoimmun problemdir. Herhangi bir neden bağlı görülmez genelde. Haşimato hastalarına baktığınızda çoğunda atalarında bu hastalık vardır ya da en azından tiroid sorunu vardır. Sanki kalıtımsal gibi durmaktadır. Önemli bir rahatsızlıktır çünkü tiroid vücut mekanizmamızı, hormonlarımızı destekleyen bir dokudur. Tiroid rahatsızlığında bizim hayatımız ciddi derecede etkilenir. Bununla ilgili birçok tedavi yapılıyor. Örneğin tiroidle ilgili birçok hormon var, T3, T4 hormonu ihtiva eden hormonlar var. Beslenme planları var. İyottan fakir, iyottan zengin gibi hastasına göre farklı beslenme protokolleri var. Haşimato ve diğer tiroid hastaları için. Bu tedavi şekli ilerliyor. Ancak bu hastalar malesef ki bu tedavi şekillerini uzunca süre devam ettirmek durumunda kalıyorlar. Bizler başta biorezonans tedavisi olmak üzere bu hastaları tedavi ediyoruz. Özellikle biorezonans metodunda tedavi ettiğimiz, takibimizde olan birçok hastamız var. Bunun yanında hastaya uyguladığımız beslenme destekleri, vitamin mineral destekleri ile stabil hale gelip normalleşebiliyor. En önemlisi de doğru ve uygun şekilde kullanıldığı takdirde iyot tedavisi de bu hastalarda çok uygun bir seçenektir. Tüm bunları toparladığımızda şunu diyebiliriz ki haşimato hastalığı tedavi edilebilir.