Bağırsaklarımız çok ilginç organlar. 40 metrekarelik bir alanı vardır ve sürekli çalışırlar ve aynı zamanda sinir sistemine yani amigdala denen duyguların merkezine direkt bağlantılı haldedirler. Bağırsaklarımızı etkileyen her şey sinir sistemimizi de etkiler.

Ya da tam tersi de mümkün. İşte irritabl bağırsak sendromu denen hassas bağırsak sendromunun da çıkış noktası bu kavramlardan ileri geliyor. Bağırsaklarımızla ilgili yaşadığımız en ufak bir olumsuzlukta sinir sistemimiz etkilendiği gibi bizi üzen, etkileyen emosyonel durumlar da yine bağırsaklarımızı etkiler ve bağırsaklarımızda bir gün ishal, bir gün kabızlık olması gibi değişik metabolik ve sindirim sorunları yaşamamıza sebep olabilir. Adı üstünde; duygusal bağırsak deniyor, ikinci beyin deniyor artık. Bağırsakların bu konuda ciddi bir önemi olduğu artık herkesçe bilinmekte. Tedavisinde de özellikle bu açıdan yaklaşarak tedavi yoluna gittiğimizde etkili bir sonuç alıyoruz. Yani bağırsaklarımızın psikolojik olarak etkilenebileceğini öngörüp bununla ilgili tedavilerde özellikle sindirim sisteminin doğru beslenme, doğru vitamin – minerallerle desteklenmesiyle sindirim sisteminde üretilen mutluluk hormonu seratonin ve yanı sıra dopaminin daha sağlıklı üretilmesini mümkün kılarak bu tedaviyi etkili bir şekilde sağlayabiliyoruz.