Human papilloma virüs, kısa adıyla HPV kadın ve erkeklerde çoğunlukla genital bölgede enfeksiyona yol açan ve kondilom adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşmasına yol açan bir tür virüstür.

Erkeklerde HPV daha kolay fark edilir ve daha az rastlanırken, kadınlarda kadın üreme organının daha girintili çıkıntılı ve içeride olması nedeniyle daha güç fark edilmekte ve daha yaygın görülmektedir. Pek çok vakada herhangi bir semptom göstermeden gelişmesi de tespitini güçleştirmektedir. Genellikle iki yıl içinde kendiliğinden iyileşmesi mümkündür, ancak HPV virüsü vücuda bir kez girdikten sonra hücreler içine yerleşerek dönemsel olarak yeniden enfeksiyona yol açabilmektedir. Öte yandan HPV virüsüne bağlı enfeksiyonlar birkaç yıl boyunca devam ederse, kansere neden olan hücre değişikliklerini tetikleyebilmektedir. Bu nedenle ihmal etmeyip tedavisine yönelmek gerekir.

Toplamda 200’den fazla farklı HPV türü vardır ve farklı HPV türleri farklı riskler taşır. Düşük riskli HPV nadiren kansere dönüşür ancak cinsel organlar ve anüs çevresinde siğiller oluşmasına neden olabilir.  Yüksek riskli HPV de herhangi bir semptom göstermeyebilir. Bununla birlikte tedavi edilmezse servikal, vajinal, vulvar, orofaringeal ve anal bölgede kanser oluşumuna yol açabilmektedir.

HPV’nin semptomlara neden olup olmaması, yüksek veya düşük riskli olması ile ilgili değildir. Kanser riski veya varlığı, mikroskobik inceleme ve laboratuvar testlerinin yanı sıra biorezonansa özel kan testi ile belirlenebilmektedir.

Servikste HPV ve kanser belirtileri

Kadınlarda HPV tipine bağlı olarak farklı semptomlarla ortaya çıkar. Düşük riskli HPV  varsa, servikste siğiller gelişerek tahrişe, ağrıya, hatta bazı hastalarda kanamaya neden olabilir. 

Yüksek riskli HPV genellikle başlangıç ​​belirtisi göstermez. Ancak virüs uzun yıllar vücutta kalırsa enfekte hücreler değişebilir ve kontrolsüz bir şekilde bölünmeye başlayabilir. Bu durum da kanserle sonuçlanacaktır.

İlerlemiş rahim ağzı kanserinin bazı belirtileri ise cinsel ilişki sırasında ağrı, pelvik bölgede ağrı, vajinadan olağandışı akıntı, cinsel ilişki sonrası gibi olağandışı kanamadır. Daha ileri serviks kanseri kendini kilo kaybı, zor idrara çıkma ve bağırsak hareketleri, idrarda kan ile gösterir.

Vajina ve vulvada HPV ve kanser belirtileri

HPV vajinadaki ve vulva çevresindeki hücreleri enfekte edebilir. Düşük riskli HPV’ye sahip kadın hastalar, vulvada siğiller görebilir. Bu siğiller karnabahar gibi görünen bir küme ya da ciltten daha koyu yumru ve kabarıklıklar şeklinde kendini gösterebilir. 

Siğiller genellikle düşük riskli HPV’nin göstergesidir. Belirli bir vulvar kanseri türü karnabahar benzeri büyümelerle daha fazla ilişkilendirilir. Unutulmamalıdır ki kadınlar kanser öncesi hücrelere sahip olduklarında veya vajinal veya vulvar kanserin erken evrelerinde herhangi bir semptom yaşamayabilirler. Pap – smear testi, hücrelerin prekanseröz olup olmadığını belirleyebilir, bu nedenle kadınların yaklaşık düzenli olarak pap – smear testi yaptırmaları önemlidir. Biorezonans testi de erken kanser hücreleri ve mevcut kanser hücrelerini tespit edebilmektedir.

Boğazda HPV ve kanser belirtileri
Düşük riskli HPV’si olan hastalarda, boğazın arkasında ve dilin tabanında bademciklerin yakınında siğiller görülebilir. HPV oral seks yoluyla bu bölgelere yayılabilir. Bununla birlikte, hastanın yüksek riskli HPV’si varsa orofaringeal kanser gelişebilir. Orofaringeal kanserin bazı belirtileri geçmeyen boğaz ağrısı, kulak ağrısı, ses kısıklığı, lenf düğümlerinde şişlikler, yutkunmada ağrı ve nedeni belirlenemeyen kilo kaybıdır.

HPV’nin kadın sağlığı üzerindeki etkisi
HPV son derece yaygın bir şikayettir. Aslında cinsel olarak aktif hale gelen hemen hemen herkes virüse yakalanabilmektedir ve bu enfeksiyonların hemen hemen yarısı yüksek riskli tiptedir. HPV, kadınlarda tüm kanserlerin yüzde 3’ünden sorumludur. HPV ayrıca rahim ağzı kanserinin en yaygın nedenidir. 

Formun Altı

HPV tedavisi

HPV’nin tedavisi mümkündür. Modern tıpta yalnızca HPV’nin neden olduğu durumları tedavi etmeye ve kanserli veya kanser öncesi gibi görünen hücrelerin çıkarılmasına yönelinirken, biorezonans tedavisinde HPV virüsünün ters frekansı vücuda verilerek virüs vücuttan tamamen temizlenebilmektedir.