Pek çok insan vücudundaki eksik vitamin ve mineralleri tamamlamak için multivitamin takviyelerine başvuruyor. Nitekim gerek fiziksel aktivitenin yetersiz ya da hiç olmadığı sedanter yaşam tarzı, gerek düzensiz beslenme, gerekse organik besinlere ulaşamama gibi etkenler sonucunda, vücudumuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri tam anlamıyla alamıyoruz. Dolayısıyla vitamin, mineral takviyelerine ihtiyaç duyuyoruz ve bunlar bizim sağlığımız için yaşamsal öneme sahipler.

Multivitaminlere baktığımız zaman, bunların içinde faydalı birçok bileşen olmakla birlikte ihtiyaca oranla çoğunlukla dozları yetersiz ve belki de herkesin her bileşene ihtiyacı olmadığı halde tüketiliyor… Örneğin en çok bilinen multivitaminlerin birisinde vitamin, mineral ve eser elementler gibi 19 farklı madde var. Bir başkası 25 tür vitamin, mineral içeriyor. Ama bunların ne kadarına hangi dozda ihtiyacımız olduğu tartışmalı ve kişiye göre değişen bir konu…

Multivitaminler ihtiyacı karşılamayabilir

Örneğin C vitamini gibi bazı temel vitamin ve mineral ihtiyaçlarını göz önüne aldığımızda multivitaminler içerisinde bunların oranının son derece düşük olduğunu görüyoruz. Nitekim günlük ihtiyacı karşılayacak dozlarda üretim yapılsa tablet formları çok daha fazla, büyür, yutulamayacak noktaya gelir ve fiyat açısından da multivitaminler ulaşılabilir olmaktan çıkar. İşte tüm bu nedenlerle ihtiyaç duyduğumuz vitamin ve mineralleri ayrı ayrı almalıyız.

Temel olarak 8 – 9 vitamin – minerale ilişkin takviyeye ihtiyacımız var

Peki nasıl? Bir kere öncelikle temel olarak 8-9 vitamin ve minerali doğru mg. dozlarında almak bizim için çok daha etkili ve faydalıdır.

C ve E vitaminleri herkese lazım! Hücresel düzeyde baktığımızda oksidatif stresi azaltan anti-oksidanlar, hücrelerin yaşamsal faaliyetleri için gerekli vitaminler, minerallerin vücuda verilmesi gerekir.  Antioksidan vitaminler C ve E vitaminleridir. Ayrıca özellikle depolanmayan bazı vitamin ve mineralleri desteklemeliyiz. Örneğin C vitamini depolanmıyor. Bunu her gün düzenli alabiliriz.

Bu vitamin ve minerallere ilişkin kan testi yaptırın: Kan tahlili olarak biyokimyasal tahlil yaptırarak varsa fosfor, B12, magnezyum, folik asit, D vitamini ve çinko başta olmak üzere vücudumuzdaki eksiklikleri saptayabilir ve doktorumuzun belirleyeceği oranlarda bunları alabiliriz. Benzer şekilde magnezyum, bazı özel durumlar hariç olmak üzere hemen herkesin alması gereken bir takviyedir.

Türk insanında D vitamini hep düşük… Türkiye toplumunda D vitamini son derece düşüktür. D vitamini de hemen herkesin alması gereken takviyelerden biridir. D vitamini, özellikle D3, magnezyum ve K2’yi birlikte almak gerekir.

Yaşa bağlı ek takviyeler de alınabilir: Bunların yanı sıra omega 3, selenyum çinko, koenzim q10, alfa lipoik asit de yine çoğu kişinin kullanması gereken takviyeler arasında. Elbette tüm bunların kullanım şekli ve dozlarını doktorunuza danışmalısınız.  Bunun yanı sıra kişinin fizyolojik durumuyla birlikte yaşa bağlı olarak da değerlendirilmesi gereken örneğin ileri yaştaki erkeklerde kas eklem sistemini destekleyen glukozamin gibi takviyeler de alınabilir.

Vitamin takviyesinde doz yaşamsal önem taşıyor! Vitamin kullanımıyla ilgili dozların önemli olduğunu sürekli vurguluyorum. Çünkü yetersiz doz almak kadar yüksek dozda almak da tehlikelidir. Örneğin yağda eriyen vitaminler depolanır. Depolanan vitaminleri çok yüksek dozda almak toksik etkilere yol açabilir. O yüzden kullanım şekli ve dozlarını mutlaka doktora danışmak lazım.