Obezite ile depresyon arasında direkt bir ilişki var. Şöyle düşünün vücudumuzda çeşitli hormonlarımız var. Bunlardan en önemlilerinden biri seratonin. Yani mutluluk hormonu. Seratoninin yüzde 95’inin bağırsaklarda üretildiğini biliyor musunuz?

Obez kişilerde ki bahsettiğim obezlik ciddi kilodan bahsediyorum bazal kitle indeksi 30’ları bulan kişilerde sindirim sistemi bozulmuştur. Sindirim florası bozulmuştur. Sindirim düzgün işlemiyordur. Karbonhidrat, yağ, protein metabolizması bozulmuştur. Dolayısıyla sindirim sisteminde üretilmesi gereken seratonin üretiminde de dengesizlikler olmuştur. Bu en önemli nedenlerden bir tanesi. Ayrıca vücudun en büyük hormon üreten organlarından bir tanesini yağ dokusu olarak tanımlayabiliriz. Obez kişilerde özellikle göbek çevresindeki yağ kitlesi ciddi arttığı için bu kişilerin hormonal dengesi bozulmuştur. Ve bu da yine metabolik olarak etkiler. Bu konudaki en önemli konu ise stres aksı dediğimiz HPA aksıdır. Özelikle kronik stresi olan kişilerde metabolizma bozulur. Tiroid döngüsü bozulur. Bağırsak döngüsü bozulur. Ve bu kişilerin HPA aksından dolayı yani kronik stresten dolayı şeker düzeyi de bozulmuştur. Yine kolesterol, trigliserit düzeyi de bozulmuştur. Test edilse bunların hepsi ortaya çıkar zaten. Bu kişilerde yine HPA aksına bağlı olarak dolaylı olarak metabolizma bozulur. Metabolizmanın bozulması demek kanda dolaşan şeker miktarının artması ve bunun hücre içine girdiğinde kullanılmadığı takdirde yani enerji olarak harcanmadığı takdirde trigliseride yani yağa yani göbek ve kalçaya dönmesi demektir. Bu da eşittir stres, eşittir depresyon. Kronik stres metabolik problemlere yol açar, kronik stres obeziteyi negatif manada destekler, kronik stres bu ikisi arasındaki en önemli ilişkilerden bir tanesidir.