PRP tedavisinde nasıl bir işlem uygulanır?
Hastadan az miktarda kan örneği alınır. Bu kan örneği, sekiz dakika boyunca 3 bin devirle santrifüj edilerek bileşenlerine ayrılır. Böylelikle konsantre şekilde trombosit ve büyüme faktörleri içeren kısım; yani platelet yönünden zengin plazma elde edilir.

Elde edilen bu kısım, DNA aktivasyonu sağlayan özel bir kit ile birleştirilir. Aktive olmuş trombositler ve lökositler büyüme etkenleri salgılar. PRP yönteminde, büyüme etkenlerinin kök hücrelerin göçü ve çoğalmasını tetiklemesi yoluyla dokuda yenilenme sağlanması hedeflenir. Kişiden alınan ve saydığımız işlemlerden geçen kan örneği, gene aynı kişiye enjekte edilir.

PRP tedavisi ne amaçla uygulanır?
PRP; hangi bölgeye uygulandıysa o bölgede kök hücreleri tekrar uyararak ve aktive ederek doku yenilenmesine ve cildin daha da gençleşmesine katkı sağlayan bir yöntemdir. Diş implantlarıyla başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, sporcu sakatlanmaları, artrit, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda yardımcı tıp metodu olarak yaygınlaşmaktadır. Yara izleri, sivilce izleri, saç dökülmesinin azaltılması, yeni saç oluşumu sağlanması, cilt dokusunun tazeliğinin artırılması, cilt gençleştirme, yaşlanmaya bağlı kırışıklıkların giderilmesi amacıyla yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ayrıca otoimmun hastalıklarda da etkin destek alınabilir.

PRP tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?
Bu yöntemde  kişinin sadece kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir yan etki oluşturmaz. Alerji riski taşımaz.

PRP ile birlikte duymaya alıştığımız CGF uygulaması nedir?
CGF’de PRP’den farklı olarak kök hücreler kullanılır. CGF’de kullanılan plazmalar kök hücre değildir. Kök hücreler farklı şekillerde rejenerasyon potansiyeline sahip olan, rehabilitasyonu kendileri yöneten hücrelerdir. Bu hücreler içinde yoğun bir biçimde kişinin kendi kanından doğal yöntemlerle elde edilen büyüme faktörlerini içerirler.  CGF kanın iyileştirme potansiyelinin en yüksek düzeyde görüldüğü metottur.

CGF tedavisi nasıl uygulanır?
Dokuya direk uygulanmanın yanı sıra doktor gerekli durumlarda damar yoluyla da bu işlemi yapabilir. Aynı zamanda CGF solüsyonuna uygun dozlarda ozon da eklendiğinde hem iyileştirici hücre olan trombositle aktive olur, hem de iyileştirici madde olan büyüme hormonu miktarı da önemli miktarda artar. Bunun yanı sıra dokulardaki oksijen seviyesi de yükselir ve dokularda tekrar bir yenilenme başlar.

CGF tedavisi ne amaçla uygulanır?
Son zamanlarda giderek artan bir şekilde çeşitli hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde destek tedavi metodu olarak uygulanmaya başlanmıştır. Estetik ve anti-aging amaçla sıklıkla kullanılan CGF, ayrıca kas iskelet sistemine bağlı hastalıklarında, hasar görmüş ve yaralı olan dokuların ve bölgelerin iyileşmesinde, saç dökülmesi gibi problemlerde de sıklıkla kullanılmaktadır. Estetik olarak da sarkma, kırışıklık, çatlak, selülit gibi şikayetlere istinaden yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, selülit bölgeleri, kollar gibi tüm vücut bölgelerine uygulanabilir.

CGF işlemi uygulandıktan sonra genellikle ilk uygulamadan sonra hemen etkisi görülmeye başlar ve aralıklı olarak uygulama gerektirir ancak sigara, alkol, menopoz, yetersiz ve dengesiz beslenme düzenine sahip bireylerde uygulama sıklığı değişebilir.

CGF tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?
CGF işleminde kişinin kendi kanı kullanıldığı için herhangi bir alerji durumu da söz konusu olmaz. Alerji riski taşımaz.

PRP – CGF tedavileri hangi hastalıklarda kullanılır?
PRP – CGF tedavilerinin etki gösterebildiği rahatsızlıkları maddelemek gerekirse:

-Estetik ve anti-aging amaçlı

-Eklem kireçlemeleri, ağrı ve incinmeleri

-Sporcu sakatlanmaları

-Romatizma

-Bel-boyun disk dejenerasyonları

-MS

-KOAH

-Diyabet

-Artrit

-Erektil disfonksiyon

-Böbrek sorunları

-Parkinson hastalığı