Harbi Gazetesi – Tarih:15.04.2018
.

Demir eksikliği ve kansızlığın en büyük nedeni, fazla çay ve kahve ile işlenmiş gıda tüketimi. Uzmanlar, yemeğin hemen ardından çay içilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Özellikle Türkiye’de çok yaygın olan demir eksikliği ve kansızlık şikayetlerini artıran unsurların başında fazla çay, kahve ve işlenmiş gıda tüketimi ile yetersiz beslenmenin geldiğini söyleyen Dr. Sinan Akkurt, yemekten hemen sonra çay içilmesinin de demir emilimini engelleyen bir alışkanlık olduğunu belirtti. Demir eksikliği olanların sürekli halsiz, sinirli hissedebileceklerini ve kilo vermekte zorlanacaklarını kaydeden Dr. Akkurt, bu şikayeti olanlara koyu yeşil yapraklı sebzeler, et, balık, yürek, dalak, karaciğer, kurubaklagiller, yumurta, kuru meyve, pekmez, fındık ve turunçgillerden zengin bir beslenme programı uygulamalarını ve günde 15 dakika güneşlenmelerini önerdi.

Dr. Sinan Akkurt, sürekli nedensiz yorgunluk, halsizlik, sinirlilik hali yanında çarpıntı, baş ağrısı, bulantı, soluk ten rengi, el ve ayakların soğukluğu gibi belirtilerin kansızlığa işaret edebileceğini açıkladı. Bu durumda muhakkak doktora başvurulması ve nedenin saptanması gerektiğini dile getirirken, kansızlığın en yaygın sebebinin demir eksikliği olduğuna dikkat çekti. Dr. Akkurt, demir eksikliğine bağlı kansızlığın tanısının basit bir kan testi ile konabileceğini belirterek, hemoglobin ve hematokrit değerlerinin normalin altına inmiş olması ve alyuvarların ortalama büyüklüklerinin azalmış olmasının demir eksikliği anemisi tanısı koymak için yeterli olacağını söyledi.

Demir eksikliği kilo aldırıyor

Tıpkı insülin direnci ya da adeno virüste olduğu gibi demir eksikliği olanların da kilo veremeyeceğini açıklayan Dr. Sinan Akkurt, “Demir eksikliği hormonal dengesizliğe yol açarak dolaylı yoldan kilo alımına sebep olur. Vücudunuzda demir eksikliği varken istediğiniz kadar diyet yapın, spor yapın kilo veremezsiniz” dedi.

Demir eksikliğine bağlı kansızlığın daha çok kadınlarda görüldüğüne değinen Dr. Sinan Akkurt, demir eksikliğinin kontrol altına alınmaması durumunda depresyona, hafıza kaybına, odaklanma sorununa, bağışıklığın güçsüz düşmesine ve gelişim çağındaki bireylerde gelişim geriliğine yol açabileceğini kaydetti.