Dikkat eksikliği yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkisi altına almış bir rahatsızlıktır. Dikkat eksikliği ve pek çok vakada birlikte seyreden hiperaktivite bozukluğu, tedavi edilmezse kişinin iş ve özel yaşamında sorunların artmasına sebep olabilir. Bu rahatsızlık, çoğu kez kişinin miskin olması, isteksizliği ile karıştırılarak doktora danışılması ihmal edilmektedir.. Ancak bu rahatsızlık kişinin ruh halinden ziyade beyinden salgılanan dopamin, seratonin, noradrenalin gibi kimyasal maddelerle ilgili bir durumdur. Bu kimyasal maddelerin düzeyleriyle ilgili sıkıntıların yanında genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu bilinir. Yetersiz beslenme, düzensiz uyku, hareketsizlik, yoğun stres, aşırı elektromanyetik maruziyet, susuzluk gibi sağlıksız bir yaşam şekli yetişkinlerde dikkat eksikliğine zemin hazırlayan önemli faktörler arasındadır. Bununla birlikte dikkat eksikliği şikayetiyle biorezonans kliniğimize başvuran hastalarımızın biofiziksel açıdan değerlendirdiğimiz kan testlerinde pek çok kereler ağır metal birikmesi ile karşılaştığımızı da söylemeliyim. Tedavi programı kapsamında hastadaki aşı reaksiyonları, alerjiler ve ağır metal birikimlerinin giderilmesi bu hastalara olumlu etki yapabilmektedir. Son olarak görme, işitme gibi duyularda bir eksiklik / rahatsızlık olması da dikkat eksikliğine yol açabilir.

Genel olarak bakıldığında sağlığımızı etkileyen en önemli unsurlardan biri beslenmedir. Fazla şeker tüketimi başlı başına pek çok hastalığa zemin hazırlayabilir. Koruyuculu, sentetik boya ve aromalar içeren katkılı gıdaları sürekli tüketmek de öyle. Nasıl önlenebilir sorusunun ilk yanıtı sağlıklı beslenmedir. Ev yapımı yiyecekler, özellikle turşu, yoğurt, kefir gibi probiyotik zengini yiyecekler sağlığımız için çok değerli öğelerdir. Bizi beslemeyen boş kalori almamıza neden olan gıda ürünleriyle yetersiz beslenerek vücudumuza ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlamamız mümkün değildir. Bu durum elbette ki beyni de etkiler. Rafine buğday, şeker ve dikkat eksikliğinin de aralarında bulunduğu pek çok rahatsızlığa yol açabildiği kabul görmüş katkılı gıdalardan uzak durarak, hayatımıza her gün bir yeni sağlıklı beslenme alışkanlığı katarak işe başlayabiliriz. Örneğin bugün hemen sağlıksız atıştırmalıklarınızı, beyine faydası olduğu da bilinen ceviz, fındık, fıstık gibi sağlıklı seçeneklerle değiştirebilirsiniz.

Hareketli bir yaşam şeklini benimsemek de çok önemli. Vücudumuz bilgisayar ya da televizyon başında saatlerce oturmak için tasarlanmadı. Günlük 20 dakikalık bir yürüyüş bile beynimizin daha iyi çalışmasına destek olur. Düzenli yapılan yürüyüş ve spor aktiviteleri, yalnızca kilo vermemize ve kaslarımızın gelişmesine değil, beynimizin da daha sağlıklı olmasına yardımcıdır. Dikkat eksikliği tedavisinde ilaçlarla yükseltilmeye çalışılan dopamin seviyesi, egzersiz sırasında doğal olarak salgılanan ve daha net düşünmemizi sağlayan bir fonksiyondur.

Bununla birlikte günlük 6-8 saat karanlıkta uyumak, günde kilogram başı 40 cc su içmek, mümkün olduğunca açık havada bulunmak, elektronik cihaz kullanımını kısıtlamak da faydalı olacaktır. Dikkat eksikliğinin tedavisinde psikiyatrist desteği, zihin egzersizleri ve ilaçlardan yararlanılabileceği gibi zihin fonksiyonları biorezonans metodu ile de desteklenebilir.